önceki sayfasonraki sayfa

Tiryak - s.2344

 

Ve dürretü'l-beyzâsı Ravza-i Mutahharadır. Mekke-i Mükerremesi Ceziretü'l-Araptır. Medine-i medeniyet-i münevveresi, Devlet-i Osmâniyedir.

Bir zaman, İslâmiyetin secâyâ, revâbıt, mehâsin-i ahlâkına işareten rumuz tarikiyle şöyle demiştim:

Eğer şu Kâbe'nin ziynet ve nakşını görmek istersen, işte bak: Hayâ ve hamiyetten neş'et eden civanmerdâne humret; hürmet ve rahmetten tevellüd eden mâsumâne tebessüm; cezâlet ve melâhattan hasıl olan ruhânî halâvet; aşk-ı şebâbîden, şevk-i baharîden neş'et eden semavî neşe; hüzn-ü gurubîden, ferah-ı sıhrîden vücuda gelen melekûtî lezzet; hüsn-ü mücerredden, cemal-i mücellâdan tecellî eden mukaddes ziynet birbiriyle imtizaç edip, ondan çıkan levn-i nurânî, o şark ve garbın kab-ı kavseyni olan kâbe-i saadetteki tâk-ı muallâsındaki, kavs-ı kuzahındaki elvân-ı seb'anın lâcivert ve yeşil levninin timsâlini göreceksin. Lâkin ittihad cehl ile olmaz. İttihad, imtizac-ı efkârdır; imtizac-ı efkâr marifetin şuaıyla olur.

Yüksekten bakmak isteyen dessas bir papaza cevap

Bir adam seni çamurda düşürmüş, öldürüyor. Ayağını senin boğazına basmış olduğu halde istifham-ı istihfafıyla sual ediyor ki: "Mezhebin nasıldır?" Buna cevab-ı müskit, küsmekle sükût edip yüzüne tükürmektir. Tükürün İngiliz-i laînin o hayasız yüzüne!

Ona değil, hakikat namına şudur:

S - Din-i Muhammed nedir?
C - Kur'ân'dır.
S - Fikir ve hayata ne verdi?
C - Tevhid ve istikamet.
S - Mezâhimin devası nedir?
C - Hurmet-i riba ve vücub-u zekâttır.
S - Şu zelzeleye ne der?
C -

[1]

[2]

ba

Mücahid bir hayvan mersiyesi

[3]

İşte o cünuddan bir gazi-i şehid,
Nev-i hayvandaki meymun-u saîd.
Ey maymun-u meymun!
Kâfirleri mahzun, Yunan'ı da mecnun eyledin.
Öyle bir tokat vurdun ki, siyaset çarkını bozdun.
Lloyd George'u kudurttun.
Venizelos'u geberttin.
Mizan-ı siyasette pek ağır oturdun ki, küfrün ordularını, zulmün leşkerlerini bir hamlede havaya fırlattın.
Başlarındaki maskelerini düşürüp maskara ederek, bütün dünyayı güldürdün.
Cennetle mübeşşer olan hayvanların isrine gittin.
Cennette saîdsin; çünkü gazi ve şehidsin.

Mühim bir nokta

İslâm gaflet edip küstü. Hıristiyanlık dini fen ve medeniyeti kendine mal edip, iki silâhla galebe çaldı. Şimdi şarkta müthiş bir silâh imal ediliyor. Bunun hak kısmına sahip olmalı. Yoksa yine küssek, onu da Hıristiyanlık İslâmiyet aleyhinde istimal edecektir. Buna karşı dayanılmaz.

Cumhur-u avâma müteveccih olan bir fikir, bir kudsiyet almazsa söner. O desâtîre kudsiyet verecek iki muazzam rakîb-i dîn var. Şu keskin fikir, gözünü açtığı vakit hasmını ve hasmının elindeki silâhını Hıristiyanlık dini bulmuştur. Öyleyse o fikir kudsiyet almak için İslâmiyete dehalet etmeye mecburdur.

ba

TİRYAK

Me'yusiyet Ve Enaniyet Hastalığını İzale Eden, İhlâs Ve Teselli Mayasıyle, Yedi Kavanozdan Alınan İmanî Bir Tiryak.

ba

OTUZ BİRİNCİ SÖZÜN BİR ZEYLİ

Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesinden bir parçadır.

Risalet-i Ahmediye (a.s.m.) ile münasebettar olmasından buraya derc edilmiştir.

Risalet-i Ahmediyeden (a.s.m.) bahs eden bu gelen On Dokuzuncu Söz, gerçi derc edilen On Yedinci ve On Sekizinci Sözlerden sonra ise de, kudsiyetine binaen bunlardan mukaddem oldu.

Cümle tahiyyat, ol Hâkim-i Ezele ve Hakîm-i Ezeliye ve Rahman-ı Lemyezeliye elyakdır ki...[4]

 



[1] İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır." Necm Sûresi, 53:39.

[2] "Altını biriktirenler..." Tevbe Sûresi, 9:34.

[3] "Rabbinin ordularını Ondan başkası bilemez." Müddessir Sûresi, 74:31.

[4] Bu kısmın devamı için bk. s. 1985-1985-0-6.