önceki sayfasonraki sayfa

Hanımlar Rehberi - s.2281

 

kuvvet yoktur. Hattâ bunun tasavvuru dahi imkânsızdır. Çünkü, o gönüller üzerine müesses imanî bir rabıtadır. Biz sizin ve Risale-i Nurun yolundan asla ayrılmayacağız. Ve bu eşsiz Nurdan daima istifade edeceğiz inşaallah... Çünkü o, yeryüzünde emsaline rastlanmayan ve bundan sonra dahi rastlanmasına imkân olmayan bir derya-yı iman ve bir tevhid hazinesidir.

İşte biz, bize böyle eserler hediye eden siz mübarek ve aziz Üstadımıza ebediyyen medyun ve minnettarız.

Ey mübarek ve çok sevgili Üstadımız Efendimiz Hazretleri,

Mensup olduğumuz mukaddes dinimiz hakkında kâfi derecede bilgi edinmemiz ve istikbalimizi ve ebedî saadetimizi temin edebilmemiz için dinî bir eser hem de bu asrın azgınlaşmış ve önüne geçilmesi pek güçleşmiş küfrî ve gayr-i ahlâkî cereyanlarından kurtaracak nurlu ve ışıklı bir eser ararken, nihayet Cenab-ı Hakkın lütuf ve inâyetiyle bize ihsan edilen Risale-i Nuru bulduk ve okuduk. Ondaki feyiz hiçbir eserde mevcut olmadığından, onun bir harika olduğunu idrak ettik. Çünkü Risale-i Nur; kararan kalbleri hidayet nuruyla aydınlatan ve biz biçareleri zulmetten nura, dalâletten hakikate, dünya ve âhirette saadet ve selâmete kavuşturacak bir mürşid-i ekmel ve mürebbi-i âzamdır.

Bu âcizleri böyle eserleri okumak şerefiyle müşerref kılan Cenab-ı Hakka binler, yüzbinler defa hamd ü senâ ediyoruz. Bütün dünyanın asırlardan beri beklediği ve nurundan istifade etmek için can attığı, fakat muvaffak olamadığı böyle bir hazine-i ilmiyyeyi bizlere okumayı nasip eden o Halık-ı Zîşana teşekküren âhir ömrümüze kadar secdeden başımızı kaldırmasak yeridir. Temenni ediyoruz ki: Cenab-ı Hak bizleri Risale-i Nurdan ve sevgili Üstadımızdan ebediyen ayırmasın. Âmin, âmin, âmin...

Ey kıymetli Üstadımız Efendimiz,

Siz Kur'ân ve iman hizmeti için her şeyinizi feda ettiniz. Mâruz kaldığınız o kadar şedit zulüm ve işkencelere ve giriftar edildiğiniz çok musibet ve belâlara karşı, son derece sabır ve tahammül ettiniz. Din ve İslâmiyet düşmanlarının şiddetli tazyiklerine rağmen vazifenizden asla vazgeçmediniz. Siz mahkemelerde kalbinizde hiçbir korku hissetmeden İslâmiyeti bilâperva müdafaa ettiniz. Ettiniz de böyle âli ve saadet-i dâreyne kâfi ve vâfi eserler vücuda getirdiniz. Ve en büyük iman dâîsi oldunuz. Ve böylece bütün beşeriyete son bir defa olmak üzere din-i Hakkı bütün azamet ve şumûlüyle, olanca kuvvet ve şâşaasıyla tanıtmak ve yaymak ve tebliğ etmek vazife-i kudsiyesiyle muvazzaf bulunduğunuzu ilân ettiniz. Bu cihadınız size mübarek olsun!

Bu kudsî vazifeyi îfa ederken şefkatin şahikasına yükseldiniz. Birkaç biçarenin Cennete girmesi için bütün kuvvetinizle Cehenneme girmeye hazır olduğunuzu söyleyerek ve dünyada emsaline rastlanmamış ve engizisyon mezâlimine rahmet okutturacak derecede şedit zulüm ve belâlara sabır ve tahammül ederek bunu ispat ettiniz.

Sizin o Risale-i Nurdaki müessir sözleriniz; ruhumuz, irademiz ve ahlâkımız üzerinde büyük tesirler vücuda getiriyor. Hele o risalelerin şahı Sözler mecmuası defalarca okunmaya ve okutmaya şâyandır. Ve böyle bir eserin birçok mütefekkir ve allâmelerin dahi ellerinden ve dillerinden suduruna imkân olmadığını söylemek, hiç de mübalâğa olamayacağı kanaatindeyiz. Risale-i Nur, her şeyden önce insanlara bir ders-i ibret veriyor. Âhiret fikrini, hesap ve kitap hissini ihya ediyor. Daha dünyada iken ehl-i saadet ve ehl-i dalâletin menzillerini tâyin ediyor.

Bizler de Risale-i Nurun bu derslerinin tesiriyle fâni hayatın endişelerini hissetmeyecek dereceye geliyoruz. Ve onu okumakla rıza-yı İlâhiyeyi tahsil edeceğimizi ve Cenab-ı Hazret-i Risalet-Penâhîye ve onun sevgili vekili ve tercüman-ı hakikîsi olan siz mübarek Üstadımıza kavuşacağımıza son derece inanmış bulunuyoruz. Ve hayatımızın son nefeslerine kadar bu uğurda herşeyimizi feda edeceğiz. Ve önümüze gelen her felâketi izn-i İlâhî ile ve Üstadımızın himmetiyle yeneceğiz. Ve bizi bu yoldan çevirmek isteyen gafillere asla kulak vermeyeceğiz inşaallah.

Ey sevgili Üstadımız Efendimiz Hazretleri,

Biz sizin ve Risale-i Nurun kıymetinin bir zerresini bile medih ve sena etmeye muktedir değiliz. Risale-i Nurun ve sizin medhiyenizi, kudretli talebeleriniz coşkun lisanlarıyla, hararetli aşklarıyla terennüm ediyorlar. Biz ise, onların ayaklarının izlerinde sürüklenerek tâ huzurunuza kadar çıkabilmek için böyle bozuk lisanımızla bunları size yazdık. O şüheda-i hakikat Hâfız Ali ve Hasan Feyzi (Rahmetullahi aleyhima)'nın hatırları için bizim bu cür'etimizi hoş görmenizi hazretinizden niyaz ediyoruz.

İzmir, Manisa ve havalisindeki evlâtlarınız ve âhiret hemşireleriniz nâmına
Âsıme, Fatma, Leman, Ayşe, Nâile

ba