|
Şuâlar
/ Dördüncü ve Beşinci Şuâlar - s.883 |
İHTAR: Âyet-i Hasbiye-i Nuriyenin meratibinden dokuz mertebesi yazılacaktı, fakat bazı esbaba binaen şimdilik üç mertebe tehir edildi.
TENBİH: Risale-i Nur, Kur'ân'ın ve Kur'ân'dan çıkan burhanî bir tefsir olduğundan, Kur'ân'ın nükteli, hikmetli, lüzumlu, usandırmayan tekraratı gibi onun da lüzumlu, hikmetli, belki zarurî ve maslahatlı tekraratı vardır. Hem Risale-i Nur, zevk ve şevkle dillerde usandırmayan, daima tekrar edilen kelime-i tevhidin delilleri olmasından, zaruri tekraratı kusur değil; usandırmaz ve usandırmamalı.
Beşinci Bab
![]()
mertebelerine dair Beş Nüktedir. [3]
ba
Otuz sene evvel yazılan matbu Muhakemat-ı Bediiyyede bahsedilen "Sedd-i Zülkarneyn" ve Ye'cüc, Me'cüc ve sâir eşrat-ı kıyametten yirmi mesele, o Muhakemat'a bir tetimme olarak on üç seneHAŞİYE evvel bir kısım müsveddesi yazılmış idi. Aziz bir dostumun hatırı için tebyiz edildi, Beşinci Şuâ oldu.
Otuz Birinci
Mektuptan Otuz Birinci Lem'anın Beşinci Şuâsıdır.
İHTAR: Evvelce mukaddimeden sonra gelen Meseleler okunsun, tâ mukaddimedeki maksat anlaşılsın.
[5]
âyetinin bir nüktesi, bu zamanda akîde-i avâm-ı mü'minîni vikaye ve şübehattan muhafaza
için yazılmış. Âhirzamanda vukua gelecek hâdisâta dair hadislerin bir kısmı,
müteşabihat-ı Kur'âniye gibi, derin mânâları var. Muhkemat gibi tefsir edilmez
ve herkes bilemez. Belki tefsir yerinde tevil ederler.
[6]
sırrıyla, vukuundan sonra tevilleri anlaşılır ve murat ne olduğu bilinir ki,
ilimde râsih olanlar [7]
deyip o gizli hakikatleri izhar ederler.
Bu Beşinci Şuânın bir Mukaddimesi ve yirmi üç Meselesi vardır.
Mukaddime beş noktadır.
Birinci nokta: İman ve teklif, ihtiyar dairesinde bir imtihan, bir tecrübe, bir müsabaka olduğundan, perdeli ve derin ve tetkik ve tecrübeye muhtaç olan nazarî meseleleri elbette bedihî olmaz. Ve herkes ister istemez tasdik edecek derecede zarurî olmaz. Tâ ki, Ebu Bekir'ler âlâ-yı illiyyîne çıksınlar ve Ebu Cehil'ler esfel-i sâfilîne düşsünler.
[1] "Ey Rabbimiz! Unutur veya hataya düser de bir kusur islersek bizi onunla hesaba çekme." Bakara Sûresi, 2:286.
[2] "Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize ögrettiginden baska bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herseyi kusatan Sensin." Bakara Sûresi, 2:32.
[3] Bu kısım Yirmi Dokuzuncu Lem'a'da yer almaktadır. bk s. 785.
HAŞİYE Şimdi kırk seneden geçmiş.
[4] "Rahman ve Rahîm olan Allah'in adiyla."
[5] "Onun alâmetleri gelmistir." Muhammed Sûresi, 47:18
[6] "Halbuki o âyetlerin tefsirini Allah'tan ve Ilimde derinlik ve istikamet sahibi olanlardan baskasi bilemez." Âl-i Imrân Sûresi, 3:7. (Bu meal, müteahhirîn alimlerine göredir. Daha genis bilgi için bak: Birinci Sua, On Üçüncü ve On Dördüncü Âyetler.)
[7] "Biz buna inandik. Muhkem âyetler de, mütesâbih âyetler de, hepsi Rabbimizin katindan indirilmistir." Âl-i Imrân Sûresi, 3:7.