önceki sayfasonraki sayfa

Mektubat / On Dokuzuncu Mektup - s.416

 

Şu vakıa çok iştihar etmiş. Hattâ Katâde'nin bir hafîdi, Ömer ibni Abdi'l-Aziz'in yanına geldiği vakit, kendini şöyle tarif etmiş: "Ben öyle bir zâtın hafîdiyim ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm onun çıkmış gözünü yerine koyup birden şifa buldu; en güzel göz o olmuş" diye, nazım suretinde HAŞİYE

Hazret-i Ömer'e söylemiş, onunla kendini tanıttırmış.[1]

Hem nakl-i sahihle haber verilmiş ki: Meşhur Ebu Katâde'nin, yevm-i Zîkarad denilen gazvede, bir ok mübarek yüzüne isabet etmiş. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm mübarek eliyle meshetmiş. Ebu Katâde der ki: "Kat'iyen ve asla ne acısını ve ne de cerahatini görmedim."[2]

İKİNCİ MİSAL: Başta Buharî ve Müslim, kütüb-ü sahiha haber veriyorlar ki:

Gazve-i Hayber'de, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Aliyy-i Haydarî'yi bayraktar tayin ettiği halde, Ali'nin gözleri hastalıktan çok ağrıyordu. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm tiryak gibi tükürüğünü gözüne sürdüğü dakikada şifa bularak hiçbir şey kalmadı.[3] Sabahleyin Hayber Kalesinin pek ağır demir kapısını çekip, elinde kalkan gibi tutup Kale-i Hayber'i fethetti.

Hem o vakıada, Selemeti'bnü'l-Ekvâ'nın bacağına kılıç vurulmuş, yarılmış. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ona nefes edip, birden ayağı şifa bulmuş.[4]

ÜÇÜNCÜ MİSAL: Başta Neseî olarak, erbab-ı siyer, Osman ibni Huneyf'ten haber veriyorlar ki:

Osman diyor ki: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın yanına bir âmâ geldi, dedi: "Benim gözlerimin açılması için dua et." Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ona ferman etti:

[5]

O gitti, öyle yaptı, geldi. Gözü açılmış, güzel görüyormuş, gördük.[6]

DÖRDÜNCÜ MİSAL: Büyük bir imam olan İbni Veheb haber veriyor ki:

Gazve-i Bedir'in on dört şehidinden birisi olan Muavviz ibni Afra' Ebu Cehil ile döğüşürken, Ebu Cehl-i lâin, o kahramanın bir elini kesmiş. O da öteki eliyle elini tutup Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın yanına gelmiş. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm onun elini yine yerine yapıştırdı, tükürüğünü ona sürdü. Birden şifa buldu, yine harbe gitti, şehid oluncaya kadar harb etti.[7]

Hem yine İmam-ı Celîl ibni Veheb haber veriyor ki: O gazvede Hubeyb ibni Yesaf'ın omuz başına bir kılıç vurulmuş ki, bir şakkı ayrılmış gibi dehşetli bir yara açılmış. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm onun kolunu omuzuna eliyle yapıştırmış, nefes etmiş; şifa bulmuş.[8]

İşte şu iki vakıa, çendan âhâdîdir ve haber-i vahiddir. Fakat İbni Veheb gibi bir imam tashih etse, gazve-i Bedir gibi bir menba-ı mucizat olan bir gazvede olsa, hem bu iki vakıayı andıracak çok misaller bulunsa, elbette şu iki vakıa kat'î ve vakidir denilebilir.

İşte, ehâdis-i sahiha ile sübut bulan belki bin misal var ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın mübarek eli ona şifa olmuş.

 



[1] Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:322; el-Heysemî, Mecmeu'z-Zevâid, 6:113; el-Hindî, Kenzü'l-Ummâl, 12:377; İbnü'l-Kayyım, Zâdü'l-Meâd (tahkik: Arnavud), 3:186-187; el-Hâkim, el-Müstedrek, 3:295.

[2] Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:322; Hafâcî, Şerhu'ş-Şifâ, 3:113; Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1:653.

[3] Buharî, Cihad: 102, 144, Mağâzî: 38; Fedâilü'l-Eshâb: 9; Müslim, Fedâilü's-Sahâbe: 32, 34; el-Hâkim, el-Müstedrek, 3:38.

[4] Buharî, Mağâzî: 38 (Yezîd ibni Ubeyd'den); Ebû Dâvûd, Tıb: 19; Es-Sâ'âtî, el-Fethü'r-Rabbânî Şerh-i Müsned, 22:259.

[5]  "Şimdi git, abdest al. Sonra iki rekât namaz kıl ve de ki: 'Allah'ım! Hâcetimi sana arz ediyor ve nebiyy-i rahmet olan Peygamberin Muhammed ile Sana teveccüh ediyorum. Yâ Muhammed! Gözümden perdeyi kaldırması için senin Rabbine seninle teveccüh ediyorum. Allahım, onu bana şefaatçi kıl.'"

[6] Tirmizî, Daavât: 119 (hadis no. 3578); el-Hâkim, el-Müstedrek, 1:526; Beyhâkî, Delâilü'n-Nübüvve: 6:166; Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:322.

[7] Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:324; Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1:656; İbni Seyyidi'n-Nâs, Uyûnü'l-Eser, 1:261.

[8] Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:324; Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1:656; İbni Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye, 6:164; Beyhakî, Delâilü'n-Nübüvve: 6:178.