b42.gif (1872 bytes)b38.gif (1898 bytes)

Sözler / Yirminci Söz - s.97

 

 

YİRMİNCİ SÖZ

İki Makamdır.

Birinci Makam


[1]

[2]

[3]

BİRGÜN şu âyetleri okurken, İblis'in ilkaatına karşı Kur'ân-ı Hakîmin feyzinden üç nükte ilham edildi. Vesvesenin sureti şudur:

Dedi ki: "Dersiniz, 'Kur'ân mucizedir; hem nihayetsiz belâgattedir; hem umuma her vakitte hidayettir.' Halbuki, şöyle bazı hâdisât-ı cüz'iyeyi tarihvâri bir surette musırrâne tekrar etmekte ne mânâ var? Bir ineği kesmek gibi bir vakıa-i cüz'iyeyi o kadar mühim tavsifatla böyle zikretmek, hattâ o sûre-i azîmeye de el-Bakara tesmiye etmekte ne münasebet var? Hem de "Âdem'e secde" olan hadise, sırf bir emr-i gaybîdir. Akıl ona yol bulamaz; kavî bir imandan sonra teslim ve iz'an edilebilir. Halbuki Kur'ân umum ehl-i akla ders veriyor. Çok yerlerde [4] der, akla havale eder. Hem taşların tesadüfî olan bazı hâlât-ı tabiiyesini ehemmiyetle beyan etmekte ne hidayet var?"

İlham olunan nüktelerin sureti şudur:

BİRİNCİ NÜKTE

Kur'ân-ı Hakîmde çok hâdisât-ı cüz'iye vardır ki, herbirisinin arkasında bir düstur-u küllî saklanmış ve bir kanun-u umumînin ucu olarak gösteriliyor. Nasıl ki, [5]

 



[1]  "Meleklere 'Âdem'e secde edin' dediğimizde, İblis hariç hepsi secde etti." Bakara Sûresi, 2:34.

[2]  "Allah size bir inek kesmenizi emrediyor." Bakara Sûresi, 2:67.

[3]  "Sonra, bütün bunların ardından kalbiniz yine katılaştı. Sanki taş kesildi, hattâ taştan da katılaştı." Bakara Sûresi, 2:74.

[4]  "Hiç düşünmüyorlar mı?" Yâsin Sûresi, 36:68.

[5]  "Âdem'e bütün isimleri öğretti." Bakara Sûresi, 2:31.