|
Sözler / On Üçüncü Söz - s.58 |
teşvik eder. Hem serseri
ve fakir olanlara zenginlerin mallarını helâl eder ki, bütün beşer bu musibete
karşı titriyor.
İşte bu asırda İslâm ve Türk
gençleri kahramanâne davranıp, iki cihetten hücum eden bu tehlikeye karşı,
Risale-i Nur'un Meyve ve Gençlik Rehberi gibi keskin kılıçlarıyla mukabele
etmeleri elzemdir. Yoksa, o biçare genç, hem dünya istikbalini, hem mes'ut
hayatını, hem âhiretteki saadetini ve hayat-ı bâkiyesini azaplara, elemlere
çevirip mahveder ve suiistimal ve sefahetle hastahanelere ve hayatın
taşkınlıklarıyla hapishanelere düşer. Eyvahlar, eseflerle ihtiyarlığında çok
ağlayacak. Eğer terbiye-i Kur'âniye ve Nurun hakikatleriyle kendini muhafaza
eylese, tam bir kahraman genç ve mükemmel bir insan ve mes'ut bir Müslüman ve
sair zîhayatlara, hayvanlara bir nevi sultan olur.
Evet, bir genç, hapiste yirmi
dört saat her günkü ömründen tek bir saatini beş farz namazına sarf etse ve,
ekser günahlardan hapis mâni olduğu gibi, o musibete sebebiyet veren hatadan
dahi tevbe edip sair zararlı, elemli günahlardan çekilse, hem hayatına, hem
istikbaline, hem vatanına, hem milletine, hem akrabasına büyük bir faydası
olması gibi, o on, on beş senelik fâni gençlikle ebedî parlak bir gençliği
kazanacağını, başta Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyan, bütün kütüb ve suhuf-u semaviye
kat'î haber verip müjde ediyorlar.
Evet, o şirin, güzel gençlik nimetine istikametle, taatle şükretse, hem ziyadeleşir, hem bâkileşir, hem lezzetlenir. Yoksa hem belâlı olur, hem elemli, gamlı, kâbuslu olur, gider. Hem akrabasına, hem vatanına, hem milletine muzır bir serseri hükmüne geçirmeye sebebiyet verir.
Eğer mahpus zulmen mahkûm
olmuşsa, farz namazını kılmak şartıyla, herbir saati bir gün ibadet olduğu
gibi, o hapis onun hakkında bir çilehane-i uzlet olup, eski zamanda mağaralara
girerek ibadet eden münzevî salihlerden sayılabilirler.
Eğer fakir ve ihtiyar ve
hasta ve iman hakikatlerine müştak ise, farzını yapmak ve tevbe etmek şartıyla,
herbir saatleri yirmişer saat ibadet olup, hapis ona bir istirahathane ve
merhametkârâne ona bakan dostlar için bir muhabbethane, bir terbiyehane, bir
dershane hükmüne geçer. O hapiste durmakla, hariçteki müşevveş, her taraftaki
günahların hücumuna maruz serbestiyetten daha ziyade hoşlanabilir. Hapisten tam
terbiye alır. Çıktığı zaman, bir kàtil, bir müntakim olarak değil, belki
tevbekâr, tecrübeli, terbiyeli, millete menfaatli bir adam çıkar. Hattâ Denizli
hapsindeki zatların az zamanda Nurlardan fevkalâde hüsn-ü ahlâk dersini
alanlarını gören bazı alâkadar zatlar demişler ki: "Terbiye için on beş
sene hapse atmaktansa, on beş hafta Risale-i Nur dersini alsalar, daha ziyade
onları ıslah eder."
Madem ölüm ölmüyor. Ve
ecel gizlidir, her vakit gelebilir. Ve madem kabir kapanmıyor; kafile kafile
arkasında gelenler oraya girip kayboluyorlar. Ve madem ölüm, ehl-i iman
hakkında idam-ı ebedîden terhis tezkeresine çevrildiği, hakikat-i Kur'âniye ile
gösterilmiş; ve ehl-i dalâlet ve sefahet hakkında, gözle göründüğü gibi, bir
idam-ı ebedîdir, bütün mahbubâtından ve mevcudattan bir firâk-ı lâyezâlîdir.
Elbette ve elbette, hiç şüphe kalmaz ki, en bahtiyar odur ki, sabır içinde
şükretmek ve hapis müddetinden tam istifade ederek Nurların dersini alarak
istikamet dairesinde imanına ve Kur'ân'a hizmete çalışmaktır.
Ey zevk ve lezzete
müptelâ insan! Ben yetmiş beş yaşımda, binler tecrübelerle ve hüccetlerle ve
hadiselerle aynelyakin bildim ki, hakikî zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz
sevinç ve hayattaki saadet yalnız imandadır ve iman hakikatleri dairesinde
bulunur. Yoksa, dünyevî bir lezzette çok elemler var. Bir üzüm tanesini
yedirir, on tokat vurur gibi, hayatın lezzetini kaçırır.
Ey hapis musibetine düşen
biçareler! Madem dünyanız ağlıyor ve hayatınız acılaştı. Çalışınız, âhiretiniz
dahi ağlamasın ve hayat-ı bâkiyeniz gülsün, tatlılaşsın. Hapisten istifade
ediniz. Nasıl bazan ağır şerâit altında, düşman karşısında bir saat nöbet bir
sene ibadet hükmüne geçebilir. Öyle de, sizin bu ağır şerâit altında herbir
saat ibadet zahmeti, çok saatler olup o zahmetleri rahmetlere çevirir.
ba
![]()
Esselâmu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühû
Aziz, sıddık kardeşlerim,
Hapis musibetine
düşenlere ve onlara merhametkârâne, sadakatle, hariçten gelen erzaklarına
nezaret ve yardım edenlere kuvvetli bir teselliyi Üç Noktada beyan edeceğim.
Birinci nokta: Hapiste geçen ömür günleri, herbir gün on gün kadar
bir ibadet kazandırabilir. Ve
fâni saatleri, meyveleri cihetiyle mânen bâki saatlere çevirebilir. Ve beş on
sene ceza ile, milyonlar sene haps-i ebedîden kurtulmaya vesile olabilir.
İşte, ehl-i iman için bu
pek büyük ve çok kıymettar kazanç şartı, farz namazını kılmak ve hapse
sebebiyet veren günahlardan tevbe etmek ve sabır